ANASAYFA | HABER ARA | RSS KAYNAĞI
Magazin Keyfi
YERLİ MAGAZİN | YABANCI MAGAZİN | MEDYA | SİNEMA | GÜZELLİK | YAŞAM | SAĞLIK GÜZELLER GALERİSİ | VİDEO GALERİ

Asena samimi itiraflarda bulundu

Arabesk müzikle sevenlerinin karşısına çıkmaya hazırlanan Asena samimi itiraflarda bulundu

Kategori  Kategori : Yerli Magazin
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 240
Tarih  Tarih : 20 Ocak 2010, 00:37

Asena’nın ne zaman ne yapacağını kestiremiyorsunuz. Bazen çok çılgın bazen çok suskun oluyor. Aklına geldiğini dilinde tutamayan Asena, şarkı söylemeyi uzun zaman önce kafasına koydu. Şan dersleri,müzik dersleri derken geçtiğimiz yıl bir pop albümü çıkardı ama bu albümde beklediği çıkışı yapamadı. Pop albümü yapmanın kendisi için mantıksız olduğuna karar veren Asena, ruhundan gelen sesi dinledi ve bir arabesk albüm hazırladı. Arabesk müzikte tek alternatifinin Sibel Can olduğunu düşünen Asena, albüm öncesi, ilk aşkından hayatındaki en büyük yaralara kadar birçok şeyi Habertürk'e anlattı.

- Daha önce pop albümü yapmıştınız; tutmadı. Şimdi arabeskemi döndünüz?

Herkes bir fikir veriyordu. Kafamı çok karıştırmışlardı. Yoksa pop söylemem çok mantıksızdı.

- Arabesk söylemeniz mantıklı mı?

E ben Arap müziğinden geliyorum. Darbukalar, kemanlar vazgeçilmezim. Bir de seviyorumo damar ve acıklı şarkıları; keman gruplarıyla girilen müzikleri... Kesinlikle bana en uygunmüzik türü arabesk. Ben arabesk bir kadınım.

SAHNEDE KİMSE BENDEN İYİ OLAMAZ

- Gerçekten arabesk bir kadınmısınız?

Hayır, arabesk değilim. Ruhum arabesk, ama yaşayışım arabesk değil; Alman kültürü ve disipliniyle yetişmiş modern bir kadınım.

- Arabesk şarkıların yeni yorumcusu olarak kimi rakip görüyorsunuz kendinize?

Aslında etrafta bu tarzı yapan kadın yok. Bir Sibel Can var, onu da rakip olarak karşıma koymak istemem. Sibel Can’ı çok beğenirim, severim; onu karşıma almam.

- Bir iddianız yok yani.

İddiam var elbette. Ben her zaman farklı oldum. Sahnede benden daha iyi hiç kimsenin eğlendiremeyeceğini biliyorum.

- Ya peki ses?

Muhteşem bir sesim var diyemem. Herkes eleştirecektir zaten. Ses olarak kimse beni takdir etmeyecek biliyorum. Ama 16 yıldır sahne tecrübemvar ve birçok solistten öndeyim bu konuda.

- Sesiniz kötü ise sahne tecrübesi ne işe yarar?

Sesim kötü değil. Ben Muazzez Abacı ve Ayşegül Durukan’ın sesini beğenirim ve kendimi onlarla mukayese edince sesimin kötü olduğunu düşünüyorum. Yoksa hiç kulak tırmalayacak bir sesim yok.

- Çekimimiz sırasında “Artık beni kimse üzemez” dediniz. Neden öyle söylediniz?

7 senedir hiçbir şeyi takmıyorum. Asena kendini sevmeyi; değerini bilmeyi öğrendi.

HAYATIMDA AŞK, ENTRİKA HER ŞEY VAR

- Hayatınızı kısaca özetlerseniz, neler söylersiniz?

Film gibi; kan, vahşet, dram, intikam, aşk, heyecan, gözyaşı; hepsi var.

- Son zamanlarda birçok ünlü isimyaşadıklarını kitaplaştırdı. Siz de düşünüyor musunuz?

Ben anlamıyorum ki, cezaevinden çıkalı 3 gün olmuş, kitap tüm raflarda yerini alıyor. Karar verirsemde bir yazara yazdırırım, edebi bir eser olması için. Yazmak başka birmeziyet.

- Peki, ismini çok geçirmek istemiyorumama İbrahim Tatlıses sizin için şans mı, şansızlık mı? O olmazsa popülerliğinizi elde edebilir miydiniz?

Ben çocuktum, herkes ona hayrandı. Türkiye’nin en güzel kadınlarıyla birlikte oldu, her ne kadar şimdi o kadınlar inkâr etse de. O kişinin benim dansıma hiçbir zaman katkısı olmadı. Asena’nın tarzı olarak bilinen figürleri kendi başıma geliştirdim. Dansıma kimse bir şey katmadı.

- Sizce ondan önce var mıydınız?

İnsanlar hafızalarını çalıştırırsa hatırlayacaklar. Ben, o kişinin programından önce birçok televizyon şovunda çıkardım. Bir dönem sonra malum programda çıkmaya başladım ve üç beş ay çalıştım. Yeniden o programa dahil olmam 1999 yılında oldu. O döneme kadar ne yaptıysam kendim yaptım. Uzun lafın kısası, “Şansmıydı, yoksa şanssızlık mıydı?” sorusuna “Popüler olmama neden oldu” diye cevap verebilirim. Bu kişinin ‘dansöz sevgilisi’ olarak anılınca bir anda ünlendim. Bu da iyimi, kötü mü başka zaman tartışırız.

- Hayatınızda aldığınız en büyük mesleki yara neydi?

Dışarıdan insanlar benim mert biri olduğumu bilirler. Mesleki olarak beni geriye atan olaylar insanların zayıf duruşlarından dolayı oldu.Mesela, bana arkadaşımdiyor ki; “X şahsı işten çıkardım, kapına gelirse sakın işe alma. “Böyle bir şey olur mu? Bana ne senin arandaki münakaşadan. Benimöyle kaç röportajım yayınlanmadı, kaç işimi çekmeye gelmediler. Niye beni çekmiyorsun, senin ekmeğini kim veriyor kardeşim! En büyük mesleki yaram budur, insan zayıflıkları.

İLK SEVGİLİM DANSÖZ OLMAMI İSTEMEDİ

- Hayatınızın kalp yarasını hangi erkekle, nasıl yaşadınız?

İlk erkek arkadaşımöyle çok seviyordu ki beni, çok sevdiğinden bırakıp gitti. Dansöz olmamı istemiyordu, evlenmek istiyordu. Bu hayatı kaldıramayacağını söyledi. Yapmak istediğim şeylere engel olmamak için beni bırakıp gitti.

- Aldığınız en unutulmaz hediye hangisiydi?

Az önce bahsettiğim ilk sevgilim ev almıştı bana. Dansöz olacağım diye tutturmuştum. İsteğime mani olmadı ama zor bir yola gireceğimi düşündüğünden, en azından kimseye muhtaç olmadan, kapımı kapatıp oturacağım bir evim olmasını istedi. Evi aldı ve gitti.

- Duyarlı bir erkekmiş, şimdi nerede?

ABD’de yaşıyor, ikinci kez evlenmiş, dört çocuğu var. Artık ne ondan bana, ne de benden ona yâr olur.

- Aşk kadını mısınız?

Hiç aşk kadını olmadım. Çünkü aşkın bitebileceğini bildiğimden sanal kalp çarpıntıları ilgimi çekmiyor. Ardından gelecek olan sevginin büyüklüğüne bakıyorum. O yüzden flört devrem biraz uzun sürüyor ama sonunda uzun ve tek eşli bir ilişki yaşıyorum.

‘Beğendiğim biri var ama o benim farkımda değil’

- Şu an hayatınızda biri var mı?

Hayır, yok ama çok beğendiğim biri var. Sahne aldığım yerde beni izlerken fark ettim. Sonra bir konferansta şirketinin önünde gördüm. Çok yakışıklı, ne istediğini bilen bir adam. Benim farkıma varır mı bilmiyorum. Kendimi kaptırmadım ama o adamla birlikte olduğumda mutlu olacağımı biliyorum. Benimle birlikte olur mu pek emin değilim.

Yatakta taklalar atmam’

- Çok elastiksiniz. Peki bu özelliğiniz erkeklerin ne denli dikkatini çekiyor?

Çok! Sevgililerim hep bana bakıp kendilerine çeki düzen vermeye çalıştılar. Kıskançlık yapıyorlar ama ben de istemem gece yanımda kilolu biri olsun.

- Peki bu kadar dans ve sporun yatak odasına bir katkısı var mı?

Hayır, istemem öyle bir şey. Kadınların yatak odasında top gibi bir oradan bir oraya oynatılmasından hoşlanmam. Ben öyle değilim en azından. Sarılıp iç içe olmak varken, kadınların taklalar atıp erkeği memnun etmesinden hoşnut değilim
 
Yazdırılabilir Sayfa Word'e Aktar Tavsiye Et Yorum Yaz

Yerli Magazin

 

 

Ramiz Dayı ve Kabadayı'nın kapışması

 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

 

Rakamlarla internette pornografi

 

Sitemizde Toplam 169 Haber Bulunmaktadır.
Bu Haberler 32548 Defa Okunmuştur.